Sıradaki içerik:

‘’KRAVAT DİPLOMASİSİ’’YLE NATO’NUN GENİŞLEME POLİTİKASI

e
sv

MACARİSTAN’IN DOĞU AÇILIMI VE TÜRKİ DEVLETLERLE İLİŞKİLERİ

379 okunma — 29 Mayıs 2022 15:03
avatar

admin

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

MACARİSTAN’IN DOĞU AÇILIMI VE TÜRKİ DEVLETLERLE İLİŞKİLERİ

 

Hüseyin YELTİN, Doktorant

Anadolu Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

 

2008 yılında yaşanan küresel ekonomik kriz, birçok ülkeyi olduğu gibi Macaristanı da derinden etkilemiştir. Küresel mali krizin sonuçlarından mustarip durumda olan Macaristan, o dönemde ekonomik olarak gelişim gösteren ve küresel mali krizden diğer ülkelere daha az etkilenen Türkiye ile yakınlaşmayı rasyonel bir hamle olarak görmüştür. Böylece Macaristan ve Türkiye, yalnızca ikili ticareti ve yatırımı artırarak değil, aynı şekilde mevcut kültürel bağları da güçlendirerek ikili ilişkilerini güçlendirmeyi taahhüt etmişlerdir. Bu dönüş, Macar dış politikasının Türk Devletleri ile daha yakın ilişkiler kurma emellerine yeni bir ivme de kazandırmıştır.

Macaristan’ın Doğu’ya Açılma Hevesi

Macaristan son dönemde dış politika anlamda bazı açılımlarda bulunmuştur. Özellikle son yıllarda Avrupa Birliği (AB) ile derinleşen sorunlar bu noktada büyük bir itici güç haline gelmiştir. Bu minvalde Budapeşte, AB’den daha bağımsız bir dış politika arayışı içerisine girmiş ve “Doğu Açılımı” olarak adlandırılan ve başta Rusya, Çin ve Türkiye olmak üzere Ortadoğu ve Uzak Asya ülkeleriyle siyasi ve ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi amaçlamıştır. Macaristan, Doğu Açılımı politikası noktasında Türkiye’yi çok önemli bir yere konumlandırmaktadır. Ayrıca Budapeşte, yukarıdaki amaçlarını gerçekleştirebilmek için Ankara’yı, Türk Dünyası’ndaki etkinliğini artırmak için etkili bir aktör görmektedir. Macaristan’ın yüzünü doğuya dönmesinin başka nedenlerin olduğu da bir gerçektir. Bunların en başında gelenin ise; kendi ulusunun tarihsel ve kimliksel kodları olduğu söylenebilir. Nitekim Budapeşte kültürel ve kimliksel öğeleri nedeniyle her daim “Batı’nın doğusu” olarak görülmüştür. Macaristan dış politikasına yön veren kesimler, küreselleşme sürecinin ilk evresini tamamlayan dünyada yeni bir düzenin oluştuğunu ve meydana gelecek yeni düzenin Doğu’dan ve Asya kıtasından yükselişe geçeceğini düşünmektedir. Bu doğrultuda Budapeşte, hızla belirginliğini yitiren ve uluslararası güç dengesinin değişim gösterdiği dünyada, Doğu Açılımı politikasını uygulayarak yeni oluşacak sistemde etkin bir aktör olarak kendine yer bulmayı arzulamaktadır. Dolayısıyla Türkiye ve diğer Türki Cumhuriyetler, Macaristan’ın bu politikasında ve Asya kıtasındaki etkinliğinin artması noktasında büyük bir öneme haizdir.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban için Doğu’ya açılma politikasından da öte Türkiye ile ikili ilişkilerin geliştirilmesi daha önemlidir. Çünkü Macaristan, liberal bir demokrasi olmaktan ziyade illiberal bir yapıya dönüştüğü şeklinde Batılı ülkelerden sık sık eleştiri almaktadır. Dolayısıyla Orban’a göre Türkiye, Azerbaycan ve diğer Türki Cumhuriyetlerle bir devletin ekonomik olarak ilişki kurması ve zenginleşebilmesi için liberal bir demokrasiye sahip olması gerektiği fikrinin bertaraf edilmesi için de önemli olmaktadır.

Türki Cumhuriyetlerle Yakınlaşma

Budapeşte’nin politik olarak büyük bir değişim yaşaması ve yönünü Doğu’ya, dolayısıyla Türk Dünyası’na çevirmesi ikili ve çoklu ilişkilerine önemli bir ivme kazandırmıştır. Bu bağlamda Macaristan, Orta Asya’da büyükelçilikler açarak ikili ilişkileri güçlendirme kararı almıştır. Daha da önemlisi, Türkiye ile Macaristan arasında üst düzey toplantılar düzenli hale gelmiştir. İlişkilerin kurumsallaşması, Macaristan’ın 2018 yılında Kırgızistan’daki Çolpon-Ata zirvesinde gözlemci üye olarak Türk Konseyi’ne katılmasıyla zirveye ulaşmıştır. Yaklaşık bir yıl sonrasında ise 2019 yılının Eylül ayında üye ülkelerin Dışişleri Bakanlarının katılımıyla Türk Konseyi, Avrupa Temsilciliği’nin açılışı gerçekleştirilmiştir. Temsilciliğin açılışı, Macaristan tarafından toplumun Avrupa’daki çıkarlarını temsil etmek için verilen güçlü bir mesaj olarak görülmüş ve daha fazla kurumsal gelişmeye olan bağlılığını işaret etmiştir. Macar hükümeti, her ülkede büyükelçilikler açacağını ve üyelerle ikili düzeyde stratejik bir ortaklık kuracağını taahhüt etmiştir. Nitekim bu hedefe kısa zaman içerisinde de ulaşılmıştır.

Macaristan’ın Türk Dünyası ile yakınlaşması sürecinde ekonomik ilişkilerin yanı sıra Macar halkının Türk tarihi, kültürü ve dili ile özdeşleşmiş bir bağ kurmuş olması da etkili olmuştur. Macaristan Dışişleri Bakanı Szijjarto, Covid-19 salgını süresinde Türk Dünyası’na bir takım ziyaretler gerçekleştirmiştir. Bu ziyaretler neticesinde Macaristan, Türk Dünyası ile yakın temas halinde olduğunu ve bu dayanışmanın devam edeceği mesajını da vermiştir. Dahası Türk Dünyası ile Budapeşte arasında tıbbi ve insani malzeme tedariki hususunda işbirliklerine de varılmıştır.

Macaristan, Özbekistan’ın 2019 yılında Türk Konseyi’ne katılımını memnuniyetle karşılamış ve Özbekistan’ın diplomatik ve ekonomik açılımından yararlanma fırsatını yakalamaya çalışmıştır. Böylece 2021 yılının Mart ayında da Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban arasında Stratejik Ortaklık Deklarasyonu imzalanmıştır. Aynı zamanda Macaristan İkinci Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan toprak bütünlüğüne verdiği desteği açık bir dille ifade etmiş ve bölgenin yeniden yapılanması için katkı vermeye hazır olduğunu da belirtmiştir.

2021 yılının Kasım ayında İstanbul’da gerçekleştirilen Türk Konseyi zirve toplantısının kapanış konuşmasını yapan Viktor Orban, Macaristan’ın Türk devletlerinde yaşayan halkları için AB sınırları içerisinde çıkarlarını korumak adına çaba harcayacağını belirtmiştir. Ayrıca Orban konuşmasında, “Macar halkını Türk halkları ile yüzyıllarca önceye uzanan tarihsel ve kültürel ortak miras birbirine bağlamaktadır. Bizi Avrupa’da Barbar Hunlar ve Atilla’nın halkı diye aşağıladılar. Ancak bizim halkımız bu tarihsel mirasla gurur duymaktadır” ifadelerine de yer vermiştir.  Dahası Orban, Macaristan’ın Türk Konseyi’ne yönelik önceki tüm taahhütlerini yerine getirdiğini belirtmiştir. Macaristan’ın Özbekistan ve Kırgızistan ile ilişkilerini stratejik ortaklık düzeyine yükselttiğini ve bunun bir parçası olarak Bişkek’te bir Macaristan büyükelçiliğinin de açıldığını söylemiştir. Dahası Orban, Macar hükümetinin bir Türk yatırım fonunun kurulmasını mükemmel bir girişim olarak gördüğünü vurgulamıştır. Orban, Afganistan’dan daha fazla büyük göç dalgasının gelişmesini engellemenin Macaristan için temel bir güvenlik çıkarı olduğuna da dikkat çekmiştir. Bu arada Macaristan Dışişleri Bakanı Szijjarto, Avrupa’nın enerji arzının çeşitlendirilmesi açısından Türk ülkeleriyle işbirliğinin önemini vurgulamıştır. Ancak bu işbirliğinin “sürekli ders vermek yerine” karşılıklı saygıya dayalı olmasının hayati önem taşıdığını söylemiştir. Azerbaycan’ın önemli gaz kaynaklarına sahip olduğunu ve mevcut boru hatlarının kapasitelerinin artırılması halinde Avrupa’ya yeni bir enerji kaynağı açabileceğini söyleyen Szijjarto, Türkmenistan’ın da önemli gaz kaynaklarına sahip olduğunu kaydetmiştir.

Değerlendirme

Budapeşte’nin Türk Dünyası ile arasında kurmuş olduğu ekonomik ve kültürel temelli bağ daha da geliştirilebilir. Ayrıca tarihsel etmenlere yapılan vurgu, taraflar arasındaki bağın güçlenerek devam etmesine ve uzun vadede kalıcı ve medeniyet esaslı bir işbirliği alanlarına dönmesini sağlaması da muhtemel görünmektedir.

Macaristan, gözlemci üye olarak bile örgütün çeşitli alanlarda gelişmesine katkıda bulunabilir. En önemlisi, Macaristan’ın AB içindeki jeopolitik konumu, onu Türk Devletleri Teşkilatı için değerli bir ortak haline getirecektir. Bu sayede Batı ile Doğu arasında önemli ve değerli bir köprü haline gelebilecektir. Buna ilave olarak, Macaristan Dışişleri Bakanı’nın çeşitli toplantılarda sıkça belirttiği gibi, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi ve bunun Budapeşte tarafından desteklenmesi bölge ülkeleri ve Macaristan için önemli bir anahtar olmaktadır. Bu nedenle Türk Yatırım Fonu’nun kurulması memnuniyetle karşılanmıştır. Buna paralel olarak, Macaristan’da su yönetiminden tarıma ve ilaca kadar uzanan bilgi birikiminin sağlanması ve sağlanan bilginin paylaşılması, üye devletlerin ekonomik kalkınmasını ve ekonomik entegrasyonunu hızlandırabilecek önemli birer etken olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ayrıca Macaristan’ın Türk Dünyası’na yönelik politikaların belirleyici olmasında başta AB’nin ve ABD’nin yaklaşımları etkili olacaktır. Budapeşte’nin AB ülkeleri tarafından illiberal olarak eleştirilmeye devam edilmesi, onun “Doğu’ya Açılma” politikasındaki ısrarını ve hevesini daha da artıracaktır. Dolayısıyla Macaristan, Türk Devletleri Teşkilatı ile ikili ve çoklu ilişkilerini geliştirerek uluslararası sistemde kendine müstakil alanlar yaratmakta istekli olacaktır

Kaynakça 

“Macaristan Başbakanı Orban: Yüzyıllarca Türk halklarıyla birlikte yaşadık, bundan gurur duyuyoruz”, BBC News, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-59276998, (Erişim Tarihi: 28.05.2022).

“Hungary to initiate joint summit of Turkic Council and V4”, Cabinet Office of the Prime Minister, https://miniszterelnok.hu/hungary-to-initiate-joint-summit-of-turkic-council-and-v4/, (Erişim Tarihi: 28.05.2022).

“FM Szijjártó: Turkic Council Cooperation Based on Mutual Respect”, Hungary Today, https://hungarytoday.hu/szijjarto-turkey-turkic-countries-covid-19-coronavirus-turkish-hungarian-relations/, (Erişim Tarihi: 28.05.2022).

  • Site İçi Yorumlar

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.